Bostancı escort Ataşehir escort kadiköy escort ümraniye escort anadolu yakası escort Pendik escort Kurtköy escort pendik escort kurtköy escort maltepe escort kartal escort kartal escort kadikoy escort anadolu yakası escort anadolu yakası escort kadiköy escort
Ataşehir escort Kadıkoy escort Bostancı escort Bostancı escort ümraniye escort Kartal escort Kartal escort Kartal escort Maltepe escort Maltepe escort Maltepe escort Pendik escort Ataşehir escort Kadıkoy escort Pendik escort Antalya escort Antalya escort buca escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort

escort bayan escort bayan escort bayan escort bayan escort bayan wm forum

olabahis

eurocasino

vdcasino bonusları

supertotobet giriş

izmir escort bayan izmir escort bayan izmir escort bayan escort izmir izmir escort bayan denizli escort mersin escort bayan izmit escort bayan kayseri escort bayan
Tipobet365 Giriş

ankara escort

KÖTÜLÜĞÜ UNUTMAK ZOR AMA

 Tarih: 15-02-2021 15:08:42
OSMAN KARABAY

Çeyrek asırdır yazıyorum. Evet, çeyrek asır... Dile kolay, değil mi? İnsan hayatı ne kadar ki? On beş yıl çocukluk, on beş yıl uyku... Bir çeyrek asra da anılarımızı sığdırdık.

Gazetecilik hayatım, siyasi gazeteci olarak geçti. Haberlerimin geneli siyaset, yazılarımın büyük bir çoğunluğu da siyaset üzerineydi. Çok nadir de olsa bazı yazılarım siyasetin dışında oldu.

Yine bugün, aynı ruh hâliyle bir yazı kaleme alıyorum. Yazımdaki esin kaynağım, yıllardır görüşmediğimden gelen bir telefon. Bu telefon, sitem dolu bir telefon aslında. Sitem yapacak olanın ben mi o mu olduğunu bilemediğim bir konuşma... Geçmişte hukukumuz olan bir arkadaş telefonun diğer ucunda. Ara verilen uzun bir zaman... O kendince haklı, ben kendimce haklıyım. Ama asıl olan, her ikimiz de haksız...

Bu yazıyı kaleme almamdaki asıl amaç, kıymetli okurlarıma benim düştüğüm hataya siz düşmeyin mesajı vermemde saklı. Sitem dolu telefon görüşmemizde yaşadığım üzüntüye tanık olun. Şöyle diyor arkadaş konuşmanın özetinde: "Çok acılar çektim, çok sıkıntı yaşadım. Hayatım son beş yılda roman olur. Gördüğüm ihanetler, en yakın akrabalarımın verdiği ekonomik zararlar, en yakın arkadaşlarımdan göremediğim vefa..."  O konuşurken dakikalarca, hiç kesmeden dinledim onu. Duygusallığım en üst seviyeye çıktı. Kendi hayatımdan birçok kesit gördüm onda ve sonunda kendisini aramadığım, nefsime uyduğum için özür diledim. O anda, o da özür diledi. Bir şeyi idrak ettim o gün: O beni aramadı, ben de onu aramayayım yerine; ben arayayım ne olur ki düşüncesinin ne kadar değerli olduğunu. Bir değil, birkaç defa arayan ben olayım.

Evet, devreye giren nefis dostlukları koparıyor. Geç de olsa çok önemli bir şey öğrendim. O da; canlı görüşemesek dahi, bir telefonla da olsa güzel geçmişimiz olanları unutmamanın güzelliğini. Kötülüğü unutmak zor; ama erdemli insanları, işi iyilik olanları ise hiçbir zaman unutmamak gerekiyor. Asıl olan, geçmişimiz olanlarla muhabbeti kesmemek. Vakit geç olmadan arayın, sesini duyun dostlarınızın. İnanın çok şey kazanacaksınız. 

 

  Bu yazı 5485 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
LİNKLER
resmi ilanlar
Yukarı