Dönemin imtihanı COVİD-19 salgını

 Tarih: 30-04-2020 23:59:07
Havva Kalaycı

Ahmed Yesevi altmış üç yaşından sonra “ peygamberin altmış üç sene yaşadığı dünyada ben daha fazla yaşamaktan ar ederim” diyerek ömrünün bir kısmını yeraltına yaptığı bir odada geçirmiş. İnsanın her şeyden hatta kendinden sıyrılmak, aklını değil gönlünü dinlemek için böyle şeyleri istemesi gayet normal değil mi? Çünkü insan âlemde yaşamaya bazen güç yetiremiyor. Maskeli halimizi görünce aklıma çocukluğumda hevesle bindiğim saman yüklü traktörler geliyor. O zamanda ağzımızı böyle sıkıca sarardık. Herkes taktı bir maske lakin ortalıkta ne sap var ne saman! Kalbinizde ne yetiştirirseniz ancak onun hasadına el ovuşturursunuz. Tüm dünya güç yetmeyen cinsten büyük bir imtihana tabi oldu.

Dönemin imtihanı COVİD-19 salgını insanlığa bir uyarı niteliğinde. Yüzyılın sahnelerine acı harflerle yazılacak olan illet ülkeleri kasıp kavuran bir fırtına haline dönüştü. İnsanlar arasındaki mesafeler değişti, yaşam şekilleri, giyim kuşam değişti. Ya insan! İnsan kendini değiştirmeyi becerebilecek mi acaba? Aslında değişmesi gereken insanın ta kendisi…

Vakit karışık bir vakit, âlem kendinden bihaber şekilde yaşam sürüyor. Allah bozulmaya yüz tutmuş her dönemde onlara ikaz için bir ceza gönderirdi. İşte şimdi de bizleri ikaz etmek için bir virüs gönderdi. Sebepleri saymaya gelirsek çemberi geniş tutarak size Ne “Cennette ekmek var mı anne? Varsa ölelim. Karnımız doyar.” diyerek cennete yürüyen 3 yaşındaki mazlum Halep’li kızı Ne “Sizi Allaha şikâyet edeceğim” diyen Suriyeli masum çocuğu Ne sahile vuran Aylan bebeği ne Çin’in işkence ettiği Doğu Türkistan’daki Türkleri ne yıllardır Kudüs’ e zulüm eden İsrail’i nede Afrika’da açlığa mahkûm edilen insanları anlatacağım. Ben çemberin en küçüğünden yani kendimizde olan eksikleri, kusurları yazmaya çalışarak, ilahi adaletin tecelli edişinde bunlardan bir pay çıkarmak istiyorum. İnsanlar hep bir arayış, bir memnuniyetsizlik hatta sürekli şikâyet halindeler. Ekmekten aştan yoksun olduklarından değil, onlar inançtan fukara oldukları için bu haldeler. İnsanlarda gurur kin var, inatla hırs var, hasetlik var. Ne biri çalarken ötekinden utanıyor, ne beriki yalan söylerken ötekinden çekiniyor. İşte tüm bunların karşılığı olarak bizlerin ne kadar aciz olduğumuzu hatırlatmak için virüs geldi. Elimizdeki her şeyin ne kadar değersiz olduğunu fark etmemiz için. Uğruna ömür harcadığımız mülklerin, hırsın kinin beş para etmediğini görmemiz için… Ne ağır bir yüktür bu! Bu ne zor bir imtihandır. Hani bizleri dünyalıklardan mahrum eden bu virüs, inşallah bize çeki düzen vermekle kalmaz geçmişteki günahlarımızı da yıkar!

  Bu yazı 10154 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
resmi ilanlar
Yukarı