Bostancı escort Ataşehir escort kadiköy escort ümraniye escort anadolu yakası escort Pendik escort Kurtköy escort pendik escort kurtköy escort maltepe escort kartal escort kartal escort kadikoy escort anadolu yakası escort anadolu yakası escort kadiköy escort
Ataşehir escort Kadıkoy escort Bostancı escort Bostancı escort ümraniye escort Kartal escort Kartal escort Kartal escort Maltepe escort Maltepe escort Maltepe escort Pendik escort Ataşehir escort Kadıkoy escort Pendik escort Antalya escort Antalya escort buca escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort

escort bayan escort bayan escort bayan escort bayan escort bayan wm forum

olabahis

eurocasino

vdcasino bonusları

supertotobet giriş

izmir escort bayan izmir escort bayan izmir escort bayan escort izmir izmir escort bayan denizli escort mersin escort bayan izmit escort bayan kayseri escort bayan
Tipobet365 Giriş

ankara escort

İstanbul Sözleşmesi

 Tarih: 28-03-2021 11:55:28
HAVVA KALAYCI - ARAŞTIRMACI YAZAR

Vaktiyle yeniçeri ocaklarında yemek dağıtan birisi, üzerinde ayet ve dualar yazan koca kepçe ile önce

yağlı yemekleri sonra da aynı kepçeyle hoşafları dağıtırmış.

Böyle olunca her öğün yeniçeriler yağlı hoşaf içerlermiş. Bir gün yeniçeri ağası yemekleri dağıtan kişiyi

yanına çağırıp,

" Kepçe temizken hoşafları dağıt ki hoşaf yağ olmasın. Yağlı yemekleri en sona bırak " demiş.

Yemekleri dağıtan kişi de o günden tezi yok yeniçeri ağasının söylediklerini uygulamaya başlamış.

Fakat bu defa da sofralara konan hoşafların üzerinde yağ göremeyen yeniçeriler,

 

“ Hoşafın yağına göz koydular. Bize yavan hoşaf içiriyorlar. Yağlı hoşaf isterük “ diye ayaklanmışlar.

 

İşte İstanbul sözleşmesi de buna döndü. Sözleşmenin izahına göre, şiddetin temelini toplumsal

cinsiyet eşitsizliği yatıyor.

Yani deniyor ki; erkek, dişi bir arada kalanlar için her şey eşitlenirse kimse kimseye şiddet

uygulamayacak. Bak, bak!

Burada bir dert var lakin bu dert ne kadın hakları ne çocuklara karşı işlenen şiddet. Keşke bu dert

sadece aile, kadın ve çocuk olsaydı da biz de kadın olarak arkasında dursaydık bu sözleşmenin.

 

Kimseyi töhmet altında bırakma kastımın olmadığını söyleyerek sormak ve hatırlatmak isterim:

kadınları korumak eğer sadece bu sözleşmeden ibaretse, neden kadın cinayetleri, kadına şiddet her

yıl artarak devam ediyor?

 

Kadınlarımız hala çaresiz, kadınlarımız hala mağdur. Kadınlarımız eskiye göre daha çok ezilmekte.

Kadınlarımız her şeye yetmeye çalışırken değersizleştirilip insan yerine dahi konmuyorlar.

Oysa Hadisi  Şerif’te; “ Kadınlar Size Allah’ın Emanetidir” denmişti. Ama emanet ayaklar altında.

Kimse o sözleşmeyi savunmasın! Kadına şiddet, taciz tecavüz gibi suçlarla baş etmek ve kadına hak ettiği

değeri vermek için devşirme yasalar değil inanç, ahlaki ve insani değerlerin içinde olduğu etkili

çözümler sağlayan muhkem yasalar gerek bize.

  Bu yazı 3045 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
LİNKLER
resmi ilanlar
Yukarı