KADIN

 Tarih: 27-08-2019 13:33:36
BAHATTİN AKYÖN

Kadınlar tarih boyunca en çok horlanan, en çok zulme uğrayan ve en çok istismar edilen varlıklar oldular. İslam öncesi kadın bir eşya gibi görülmüş ve alınıp satılan bir hale getirilmişti. Belki de İslam’ın kadına vereceği ulvi değerin göstergesi olarak Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’e ilk iman eden kişinin, Hz. Hatice (r.a.h.) olması, onunla istişare etmesi, kadınların da hak ettiği yeri artık alacağının bir işaretiydi.

Peygamber Efendimiz, Hira Dağı’nda ilk ayetlerin kendisine vahyedilmesinin ardından evine döndü ve ilk olarak Hz. Hatice validemizle istişare etti. Başından geçenleri ona anlattı ve ilk iman eden de yine validemiz oldu. Hz. Hatice onun bu halini Varaka bin Nevfel ile görüşerek,  beş hususta onu teselli etti. Peygamber Efendimiz Mekke’in en saygı duyulan insanlarından biriydi. Daha peygamberlik görevi verilmeden önce toplumda en saygın kişilerdendi ve etrafında yine kendisi gibi pek çok saygın insan vardı. Mekke’nin ve Kureyş Kabilesi’nin saygın erkekleri dururken, Hz. Hatice validemiz ile konuştu ve ilk İslam’a giren kişi de o oldu.

Geleneksel Cahiliye Devri yapısında kadınlar insan olarak görülmesede, kız doğan bebekler çöle gömülerek ondan kurtulunmak istenilse bile, Efendimiz dört kız çocuğunu hep gözü gibi korumuş, hem eşine hem de kız çocuklarına hep saygı göstermiş hatta kız çocuklarını Mekke sokaklarında omuzlarına alarak gezdirmekten çekinmemişti.  

İslam, tarih boyunca horlanan, mal gibi alınıp satılan, değer verilmeyen kadını hak ettiği saygın konuma getirdi. Kadınlar hak ettikleri yeri İslam ile buldu. İslam ile Cennet’in ayaklarının altında olduğu öğrenildi.

Şunu da belirtmek gerekir ki Hac ve Umre ibadetinin vaciplerinden olan “Say” ibadeti de yine bir kadın tarafından başlatılmıştır. Safa ve Merve tepeleri arasındaki 400 metrelik alanda 7 kez gidip gelme ibadeti, Hz. İbrahim (a.s.) eşi, Hz. İsmail (a.s.) annesi Hz. Hacer validemizin (r.a.h.) yaptığı iştir, onun sünnetidir. Her yıl milyonlarca insan, makamı ne olursa olsun, Hac veya Umre’ye gittiği zaman Hz. Hacer (r.a.h.) validemizin yaptığı bu yürüyüşü yaparlar.

Köle iken azad edilen, siyah tenli (Rabbimin İhsanı)  bir hanımın yaptığını ibadet, o günden bugüne milyarlarca insan tarafından tekrarlanmaktadır. Bu İslam’ın kadına verdiği değerin bir büyük göstergesidir.

 Arapça’da Nisa kelimesi “sonradan gelen, gecikmiş” anlamına gelir. Yani Hz. Adem (a.s.)’ dan hemen sonra yaratılmıştır. Erkeğin tamamlayıcısı, hayat ortağıdır. Medine’de bulunan Mescidi Nebi’deki en önemli kapılardan birisinin adı “Nisa Kapısı”dır. En büyük hadis kaynaklarından biri de yine validelerimizden Hz. Aişe’dir. Kadın her yerde islami kural ve kaidelere uygun olarak baş tacıdır.

Netice olarak İslam, kadını yüceltmiş, deyim yerindeyse bir mücevher gibi korunmasını emretmiştir. Kadınların örtünmesinin emredilmesi de bundandır. Kadınlar her zaman korunmalı, esirgenmeli, erkeklerin malı, hizmetçisi değil, mücevheri, zenginliği ve Allah’ın emaneti olduğu unutulmamalıdır. Hak, hukuk, adalet anlamında zaten kadın ile erkek arasında bir fark yoktur. Allah, kullarının kadın ya da erkek olmasına değil, takvasına bakar.

Kadın ile erkek arasındaki fark yalnızca fizikidir. Kadın cins-i latiftir, güzel olan, zarif olandır. Yoksa akıl olarak, hak olarak, kul olarak birinin diğerine üstünlüğü yoktur. Fiziki olarak daha güçlü yaratıldı diye, erkeklerin kendini kadınlardan üstün sanması, zulmetmesi, hor görmesi, aşağılaması, itip kakması İslam’a da Türk gelenek ve göreneklerine de uygun olmayıp emanete ihanettir. Ona zulmetmek, bir nesle zulüm etmektir. Zulüm haram ve   İnsanlığa ise hiç yakışmaz bir harekettir.

Unutmayalım ki biz erkekleri de doğuran, büyüten ilk öğretmenimiz olarak hayatı öğreten ve yaşadığı sürece hep şefkat gösterip esirgemeye çalışan da yine kadınlardır.

Kadın Anne’dir.

Kadın Cennet’tir.

Kadın nesil ve zürriyettir.

Kadın, Allah’ın bizlere verdiği emanettir.

Kadın, gönlün süruru, evin bereketi, tertibi ve düzenidir.

Kadın, her güzel şeydir. Hayattır.

Veda Hutbesi, Hicri 9 Zilhicce 632  tarihinde kendisinin ilk ve son Hac'cı olan Veda Haccı'nda 124.000 bin Müslümana karşı yaptığı konuşmadır.  Peygamber Efendimiz (s.a.v.) burada  “ Ey İnsanlar! Kadınlarınızın sizler üze­rinde hakları, sizin kadınlarınız üzerinde haklarınız vardır. Kadınların haklarına riayet ko­nusunda Allah'ın emirlerine yapışın, aza­bından korunun, onların iyiliğini isteyin, durumlarının iyileşmesi için çaba sarfedin. Onlar  birlikte yaşamak mecburiyetinde olan hayat arkadaşlarınızdır. Siz onları Allah'ın emaneti olarak aldı­nız. Kadınların iyiliğini isteyin, durum­larının iyileşmesi için çaba sarfedin” buyurarak, ashabına son nasihatinde Kadınların haklarına dikkat etmelerini önemle bildirmiştir. (Bu tembihattan üç ay sonra Medine’de darı bekaya göçmüştür.)

Lütfen Allah’ın bize verdiği emanetimize sahip çıkarak, onu koruyup, gözetelim.

 

Bahattin AKYÖN

  Bu yazı 618 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
resmi ilanlar
Yukarı