eurocasino

vdcasino bonusları

mobil ödeme bahis

supertotobet giriş

vdcasino

izmir escort bayan izmir escort bayan izmir escort bayan escort izmir izmir escort bayan denizli escort mersin escort bayan izmit escort bayan kayseri escort bayan
mecidiyeköy escort şirinevler escort kadıköy escort
Tipobet365 Giriş

ankara escort

Korona Virüs ve Ekonomiye Etkileri-2

 Tarih: 29-04-2020 20:34:11
Dünya genelinde yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını maalesef hız kesmeden yayılmaya devam ediyor; 27 Nisan 2020 tarihi itibariyle hastalığa yakalanan insanların sayısı

2,8 milyonu, hayatını kaybeden insanların sayısı ise 195 bini așmıș durumdadır. Bu sebeple, salgınla mücadelede “sosyal mesafe”, “sosyal izolasyon” ve “karantina” tedbirleri tüm dünyada uygulanmaya devam etmektedir. Tavizsiz bir șekilde takip edilen “Evde Kal” stratejisi sonucu dünya genelinde ekonomik hayat durmuș ve tüm ekonomiler son yüzyılın en derin ekonomik krizine doğru sürüklenmektedirler. Öyle bir ekonomik kriz ki bahse konu olan, artık “ekonomik durgunluğun” çok ötesinde “ekonomik çöküșün” gerçekleșmesinin beklendiği ve etkilenmeyen veya kazanan devletin olmadığı bir krizle karșı karșıyayız. Salgın öncesi küresel ekonominin 2020 yılında %3,4 büyüyeceği öngörülürken, șu an itibariyle 2020 yılında dünya ekonomisinin %3 küçüleceği tahmin edilmektedir. Gelișmiș Avrupa ülkelerinin 2020 yılında %6,6 küçüleceği, Avrupa bölgesi gelișmekte olan ülkelerin %5,2 küçüleceği ve Türkiye ekonomisinin ise görece daha iyi bir durumda olsa da %5 daralacağı öngörülmektedir. 2020 yılı ikinci yarsında bașlayacak toparlanmayı, 2021 yılında %5,8 büyümenin takip edeceği beklenmektedir. Böylece Koronavirüs salgınının 2020 ve 2021 yıllarında dünya ekonomisine maliyetinin 9 trilyon $ olacağı hesaplanmaktadır. Nüfus artıșı sebebiyle kiși bașı gelirdeki azalıșın %3 değil %4,2 olacağı, 2020 yılı sonunda 170 ülkenin kiși bașı milli gelirinin azalacağı öngörülmektedir, yani en basit ifadesiyle tüm dünya halkları daha da fakirleșecek, açlık çeken insan sayısı iki katına çıkacaktır. Bu șartlar altında Koronavirüs salgınının Türkiye ekonomisine olası etkisi Grafik-1’de gösterilmiștir. 1998 yılından itibaren reel gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) yıllar itibariyle aldığı değer TL cinsinden mavi çizgiyle gösterilmektedir. Siyah çizgi, 1998-2019 yılları arasında 22 yıllık dönemde Türkiye ekonomisinin yakalamıș olduğu büyüme trendini ifade etmektedir. Koronavirüs salgını nedeniyle yașadığımız ekonomik daralmanın ülkemize maliyeti 2020 ve 2021 yılları için kırmızı alanla gösterilmektedir. Uluslararası kreditörlerin ve kurulușların tahminleri çerçevesinde Türkiye ekonomisinin 2020 yılında %5 küçülmesi ve 2021 yılında %5 büyümesi durumunda reel GSYH’yı gösteren mavi çizgi 22 yıllık trend çizgisinin altında kalacak ve ülke sınırlarında ürettiğimiz gelirimizde kayıplar yașanacaktır. Kırmızı alan ile gösterilen ekonomik kayıplar her ne kadar grafik üzerinde küçük gibi görünse de 2019 cari fiyatlarıyla 836 milyar TL’ye tekabül etmektedir. Yani Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye 836 Milyar TL (144 Milyar $) zarara uğrayacaktır. 2019 yılı cari GSYH’nin 4,28 Trilyon TL olduğunu düșünürsek ekonomik kaybımız 2019 yılı gelirimizin %19,5’ine denk gelmektedir. Yapmıș olduğumuz hesaplamalar, 2020 yılı için Türkiye ekonomisinin Koronavirüs salgını etkisiyle %5 küçüleceği ön kabulüne dayanmaktadır. Peki bu rakam gerçekçi midir? Türkiye ekonomisini teğet geçtiğini kabul ettiğimiz 2009 küresel finans krizi döneminde Türkiye ekonomisinin %4,7 küçüldüğünü düșünürsek, Koronavirüs salgını altında 2020 yılında %5 seviyesinde ekonominin küçülmesi gayet gerçekçi durmaktadır. Türkiye Ekonomi Politikaları Araștırma Vakfının (TEPAV) yayınladığı Nisan 2020 Politika Notunda Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye ekonomisinin 3 ay kapalı kalması durumunda ekonominin %10 küçüleceği ifade edilmektedir. Bu durumda gelir kaybımız 1,27 Trilyon TL (218 Milyar $) seviyesine çıkmaktadır. Küresel olarak maliyetinin 9 trilyon $ olacağı hesaplanan ve bu sebeple son yüzyılın en derin ekonomik krizi olarak adlandırılan bu kriz ile mücadele için dünya genelinde devletlerin açıklamıș olduğu ekonomik destek paketlerinin toplam değeri 8 trilyon $ seviyesine yaklașmıștır. Türkiye’de ise hükümet 836 Milyar TL’yi bulan toplam ekonomik zarara karșın sadece 100 Milyar TL değerinde ekonomik destek paketi açıklayabilmiștir. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın 25 Nisan tarihinde açıkladığı șișirilmiș, abartılı rakamlar üzerinden konușacak olursak 200 Milyar TL’lik paket Türkiye ekonomisi için yeterli değildir. Hazine ve Maliye Bakanlığının acilen asli görevine odaklanması gerekmektedir. Bakanlığın ve bakanın “1 milyon yazılımcı” projesi gibi üzerine vazife olmayan ișlerle uğrașmaktan vazgeçmelidir. 23 Mart 2020 tarihinde yayınlamıș olduğumuz değerlendirme raporumuzda belirttiğimiz gibi hükümet açıklamıș olduğu ekonomik istikrar kalkanı programıyla bankacılık sistemi üzerinden hanehalkı ve firmaları borçlandırarak krizin olumsuz etkilerini hafifletmeye çalıșmaktadır. Bu durumda paketin bașarısı hükümetin kararlılığına değil bankacılık sektörünün tutumuna bağlı kalmaktadır. Bunu baștan göremeyen hükümet, bugün Hazine ve Maliye Bakanı aracılığıyla bankacılık sektörüne göz dağı tadında mesaj vermeye çalıșmaktadır. Fakat ișin aslı; tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hem hanehalkları hem de firmalar hali hazırda ağır borç yükü altında olmalarıdır. Bu sebeple bankacılık sektörü boğazına kadar borca batmıș kiși veya firmalara daha fazla borç vermeye yanașmıyorlar. Hanehalkı ve firmaların 2002 ve 2019 yılları aralık sonu borç stoku rakamları Tablo-1’de sunulmaktadır. 2002 yılı sonunda vatandașların 6,6 Milyar TL olan borcu 2019 sonunda 89 kat artarak 584 Milyar TL’ye fırlamıștır. Firmaların borcu ise aynı dönemde 34 kat artarak 3 Trilyon TL sınırına dayanmıștır. Hanehalkları ve firmaların toplam borcu 2002 yılında GSYH’nın %26’sına denk gelmektedir. Yani ülke olarak bir yılda elde edilen gelirin dörtte biri kadar borcu varmıș firmaların ve vatandașların 2002 yılında. 2019 yılı sonunda yani 2020 yılı bașında bu oran maalesef %83’e yükselmiștir. Devletin ortalama olarak %23 civarında olan milli gelir içerisindeki payı düșüldüğünde acı gerçek ortaya çıkmaktadır: Hanehalklarının ve firmaların toplam borcu (%83) bir yılda çalıșarak ürettikleri gelirlerinden (%77) daha fazladır. Dolayısıyla vatandașlar ve firmalar boğazına kadar borca batmıș durumdayken bankacılık sektörünün daha fazla borç vermeye can atmasını beklemek mümkün değildir. Bütün bașarısı borçlanma mekanizmasını genișletmek üzerine kurulu ekonomik istikrar kalkanı paketinin bașarıya ulașması, ekonomik krizin etkilerini hafifletmesi kesinlikle mümkün değildir. Anlık rahatlama sağlar gibi olsa bile ekonomik kırılganlıkları artıracağı ve dolayısıyla çok uzak olmayan bir dönemde ekonomiyi tamamen iflasa sürükleyeceği kaçınılmaz bir sondur. Koronavirüs salgınının sebep olduğu bu çalkantılı dönemde, ekonomik, sosyal ve siyasal yapıların yeniden sorgulanmaya bașlanması ve herkesin hayatın her alanında “yeninin” arayıșı içerisinde olması bizim için çok önemli bir fırsat penceresi aralamaktadır. Kendi medeniyet anlayıșımızın öngördüğü ekonomik, sosyal ve siyasal yapıları inșa etmeye hiç bu kadar yakın olmamıștık. Her köklü değișim dayanılması ağır bedellere/maliyetlere sebep olmaktadır. Koronavirüs salgınının sebep olduğu ekonomik krizin maliyetini öderken (ki zaten ödeyeceğiz) kendi düșünce dünyamıza ait sistemi kurabilirsek, bu ekonomik krizden karlı çıkacak tek ülke olabiliriz. Kurabileceğimize inanmalıyız; bugün itibariyle batı medeniyetinin bütün karizması ayaklar altındayken, süper güç olduğuna inandığımız ABD’de insanlar devletlerine olan güvenlerini yitirmișken biz her türlü imkana sahibiz. Bu fırsatı kaçırmanın bedeli çok daha ağır olabilir. Gelinen bu noktada acilen yapılması gereken iki önemli stratejik değișiklik vardır. 1. Kurgu olarak tamamen hatalı tasarlanan ekonomik istikrar kalkanı paketi tamamen değiștirilmeli ve baștan kurgulanmalıdır. Fikri altyapısı tamamen hatalı, kurgusu tersten çalıșan (yani, bankacılık sektörünün takdir edeceği yeni borç miktarı nispetinde firmalar ayakta kalacak ve ayakta kalacak firmaların istihdam edeceği insanlar üretime devam edebilecekler) bu paket yerine vatandașın yurtiçinde üretilmiș tüketim malları ve hizmetleri satın almakta kullanacağı dolara çevrilemeyen yeni bir para ile vatandaș doğrudan desteklenmelidir. 2. Borç stoku rakamlarının ortaya koyduğu “boğazımıza kadar borca battığımız” acı durumunu değiștirecek, borç-faiz-borç problemini kesin olarak ortadan kaldıracak, borçlarımızı konsolide ve tasfiye etmek için ter dökecek Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde yeni bir Genel Müdürlük kurulmalıdır. 12 Eylül 2019 tarihinde 30886 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 45 numaralı Cumhurbașkanlığı Kararnamesi ile ihdas edilen Borçlanma Genel Müdürlüğü lav edilerek kapatılmalıdır. Saygılarımızla Yeniden Refah Partisi Ekonomik İşler Başkanlığı Korona Virüs ve Ekonomiye Etkileri-2 Dünya genelinde yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını maalesef hız kesmeden yayılmaya devam ediyor; 27 Nisan 2020 tarihi itibariyle hastalığa yakalanan insanların sayısı 2,8 milyonu, hayatını kaybeden insanların sayısı ise 195 bini așmıș durumdadır. Bu sebeple, salgınla mücadelede “sosyal mesafe”, “sosyal izolasyon” ve “karantina” tedbirleri tüm dünyada uygulanmaya devam etmektedir. Tavizsiz bir șekilde takip edilen “Evde Kal” stratejisi sonucu dünya genelinde ekonomik hayat durmuș ve tüm ekonomiler son yüzyılın en derin ekonomik krizine doğru sürüklenmektedirler. Öyle bir ekonomik kriz ki bahse konu olan, artık “ekonomik durgunluğun” çok ötesinde “ekonomik çöküșün” gerçekleșmesinin beklendiği ve etkilenmeyen veya kazanan devletin olmadığı bir krizle karșı karșıyayız. Salgın öncesi küresel ekonominin 2020 yılında %3,4 büyüyeceği öngörülürken, șu an itibariyle 2020 yılında dünya ekonomisinin %3 küçüleceği tahmin edilmektedir. Gelișmiș Avrupa ülkelerinin 2020 yılında %6,6 küçüleceği, Avrupa bölgesi gelișmekte olan ülkelerin %5,2 küçüleceği ve Türkiye ekonomisinin ise görece daha iyi bir durumda olsa da %5 daralacağı öngörülmektedir. 2020 yılı ikinci yarsında bașlayacak toparlanmayı, 2021 yılında %5,8 büyümenin takip edeceği beklenmektedir. Böylece Koronavirüs salgınının 2020 ve 2021 yıllarında dünya ekonomisine maliyetinin 9 trilyon $ olacağı hesaplanmaktadır. Nüfus artıșı sebebiyle kiși bașı gelirdeki azalıșın %3 değil %4,2 olacağı, 2020 yılı sonunda 170 ülkenin kiși bașı milli gelirinin azalacağı öngörülmektedir, yani en basit ifadesiyle tüm dünya halkları daha da fakirleșecek, açlık çeken insan sayısı iki katına çıkacaktır. Bu șartlar altında Koronavirüs salgınının Türkiye ekonomisine olası etkisi Grafik-1’de gösterilmiștir. 1998 yılından itibaren reel gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) yıllar itibariyle aldığı değer TL cinsinden mavi çizgiyle gösterilmektedir. Siyah çizgi, 1998-2019 yılları arasında 22 yıllık dönemde Türkiye ekonomisinin yakalamıș olduğu büyüme trendini ifade etmektedir. Koronavirüs salgını nedeniyle yașadığımız ekonomik daralmanın ülkemize maliyeti 2020 ve 2021 yılları için kırmızı alanla gösterilmektedir. Uluslararası kreditörlerin ve kurulușların tahminleri çerçevesinde Türkiye ekonomisinin 2020 yılında %5 küçülmesi ve 2021 yılında %5 büyümesi durumunda reel GSYH’yı gösteren mavi çizgi 22 yıllık trend çizgisinin altında kalacak ve ülke sınırlarında ürettiğimiz gelirimizde kayıplar yașanacaktır. Kırmızı alan ile gösterilen ekonomik kayıplar her ne kadar grafik üzerinde küçük gibi görünse de 2019 cari fiyatlarıyla 836 milyar TL’ye tekabül etmektedir. Yani Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye 836 Milyar TL (144 Milyar $) zarara uğrayacaktır. 2019 yılı cari GSYH’nin 4,28 Trilyon TL olduğunu düșünürsek ekonomik kaybımız 2019 yılı gelirimizin %19,5’ine denk gelmektedir. Yapmıș olduğumuz hesaplamalar, 2020 yılı için Türkiye ekonomisinin Koronavirüs salgını etkisiyle %5 küçüleceği ön kabulüne dayanmaktadır. Peki bu rakam gerçekçi midir? Türkiye ekonomisini teğet geçtiğini kabul ettiğimiz 2009 küresel finans krizi döneminde Türkiye ekonomisinin %4,7 küçüldüğünü düșünürsek, Koronavirüs salgını altında 2020 yılında %5 seviyesinde ekonominin küçülmesi gayet gerçekçi durmaktadır. Türkiye Ekonomi Politikaları Araștırma Vakfının (TEPAV) yayınladığı Nisan 2020 Politika Notunda Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye ekonomisinin 3 ay kapalı kalması durumunda ekonominin %10 küçüleceği ifade edilmektedir. Bu durumda gelir kaybımız 1,27 Trilyon TL (218 Milyar $) seviyesine çıkmaktadır. Küresel olarak maliyetinin 9 trilyon $ olacağı hesaplanan ve bu sebeple son yüzyılın en derin ekonomik krizi olarak adlandırılan bu kriz ile mücadele için dünya genelinde devletlerin açıklamıș olduğu ekonomik destek paketlerinin toplam değeri 8 trilyon $ seviyesine yaklașmıștır. Türkiye’de ise hükümet 836 Milyar TL’yi bulan toplam ekonomik zarara karșın sadece 100 Milyar TL değerinde ekonomik destek paketi açıklayabilmiștir. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın 25 Nisan tarihinde açıkladığı șișirilmiș, abartılı rakamlar üzerinden konușacak olursak 200 Milyar TL’lik paket Türkiye ekonomisi için yeterli değildir. Hazine ve Maliye Bakanlığının acilen asli görevine odaklanması gerekmektedir. Bakanlığın ve bakanın “1 milyon yazılımcı” projesi gibi üzerine vazife olmayan ișlerle uğrașmaktan vazgeçmelidir. 23 Mart 2020 tarihinde yayınlamıș olduğumuz değerlendirme raporumuzda belirttiğimiz gibi hükümet açıklamıș olduğu ekonomik istikrar kalkanı programıyla bankacılık sistemi üzerinden hanehalkı ve firmaları borçlandırarak krizin olumsuz etkilerini hafifletmeye çalıșmaktadır. Bu durumda paketin bașarısı hükümetin kararlılığına değil bankacılık sektörünün tutumuna bağlı kalmaktadır. Bunu baștan göremeyen hükümet, bugün Hazine ve Maliye Bakanı aracılığıyla bankacılık sektörüne göz dağı tadında mesaj vermeye çalıșmaktadır. Fakat ișin aslı; tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hem hanehalkları hem de firmalar hali hazırda ağır borç yükü altında olmalarıdır. Bu sebeple bankacılık sektörü boğazına kadar borca batmıș kiși veya firmalara daha fazla borç vermeye yanașmıyorlar. Hanehalkı ve firmaların 2002 ve 2019 yılları aralık sonu borç stoku rakamları Tablo-1’de sunulmaktadır. 2002 yılı sonunda vatandașların 6,6 Milyar TL olan borcu 2019 sonunda 89 kat artarak 584 Milyar TL’ye fırlamıștır. Firmaların borcu ise aynı dönemde 34 kat artarak 3 Trilyon TL sınırına dayanmıștır. Hanehalkları ve firmaların toplam borcu 2002 yılında GSYH’nın %26’sına denk gelmektedir. Yani ülke olarak bir yılda elde edilen gelirin dörtte biri kadar borcu varmıș firmaların ve vatandașların 2002 yılında. 2019 yılı sonunda yani 2020 yılı bașında bu oran maalesef %83’e yükselmiștir. Devletin ortalama olarak %23 civarında olan milli gelir içerisindeki payı düșüldüğünde acı gerçek ortaya çıkmaktadır: Hanehalklarının ve firmaların toplam borcu (%83) bir yılda çalıșarak ürettikleri gelirlerinden (%77) daha fazladır. Dolayısıyla vatandașlar ve firmalar boğazına kadar borca batmıș durumdayken bankacılık sektörünün daha fazla borç vermeye can atmasını beklemek mümkün değildir. Bütün bașarısı borçlanma mekanizmasını genișletmek üzerine kurulu ekonomik istikrar kalkanı paketinin bașarıya ulașması, ekonomik krizin etkilerini hafifletmesi kesinlikle mümkün değildir. Anlık rahatlama sağlar gibi olsa bile ekonomik kırılganlıkları artıracağı ve dolayısıyla çok uzak olmayan bir dönemde ekonomiyi tamamen iflasa sürükleyeceği kaçınılmaz bir sondur. Koronavirüs salgınının sebep olduğu bu çalkantılı dönemde, ekonomik, sosyal ve siyasal yapıların yeniden sorgulanmaya bașlanması ve herkesin hayatın her alanında “yeninin” arayıșı içerisinde olması bizim için çok önemli bir fırsat penceresi aralamaktadır. Kendi medeniyet anlayıșımızın öngördüğü ekonomik, sosyal ve siyasal yapıları inșa etmeye hiç bu kadar yakın olmamıștık. Her köklü değișim dayanılması ağır bedellere/maliyetlere sebep olmaktadır. Koronavirüs salgınının sebep olduğu ekonomik krizin maliyetini öderken (ki zaten ödeyeceğiz) kendi düșünce dünyamıza ait sistemi kurabilirsek, bu ekonomik krizden karlı çıkacak tek ülke olabiliriz. Kurabileceğimize inanmalıyız; bugün itibariyle batı medeniyetinin bütün karizması ayaklar altındayken, süper güç olduğuna inandığımız ABD’de insanlar devletlerine olan güvenlerini yitirmișken biz her türlü imkana sahibiz. Bu fırsatı kaçırmanın bedeli çok daha ağır olabilir. Gelinen bu noktada acilen yapılması gereken iki önemli stratejik değișiklik vardır. 1. Kurgu olarak tamamen hatalı tasarlanan ekonomik istikrar kalkanı paketi tamamen değiștirilmeli ve baștan kurgulanmalıdır. Fikri altyapısı tamamen hatalı, kurgusu tersten çalıșan (yani, bankacılık sektörünün takdir edeceği yeni borç miktarı nispetinde firmalar ayakta kalacak ve ayakta kalacak firmaların istihdam edeceği insanlar üretime devam edebilecekler) bu paket yerine vatandașın yurtiçinde üretilmiș tüketim malları ve hizmetleri satın almakta kullanacağı dolara çevrilemeyen yeni bir para ile vatandaș doğrudan desteklenmelidir. 2. Borç stoku rakamlarının ortaya koyduğu “boğazımıza kadar borca battığımız” acı durumunu değiștirecek, borç-faiz-borç problemini kesin olarak ortadan kaldıracak, borçlarımızı konsolide ve tasfiye etmek için ter dökecek Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde yeni bir Genel Müdürlük kurulmalıdır. 12 Eylül 2019 tarihinde 30886 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 45 numaralı Cumhurbașkanlığı Kararnamesi ile ihdas edilen Borçlanma Genel Müdürlüğü lav edilerek kapatılmalıdır. Saygılarımızla Yeniden Refah Partisi Ekonomik İşler Başkanlığı eBülten 27 Nisan 2020 2 YENİDEN REFAH PARTİSİ EKONOMİK İŞLER BAŞKANLIĞI 50 75 100 125 150 175 200 1998 2000 2002 2004 2006 2008 2010 2012 2014 2016 2018 2020 Türkiye Ekonomisi Reel GSYH Endeksi Büyüme Trendi Gra�ik-1 3 YENİDEN REFAH PARTİSİ EKONOMİK İŞLER BAŞKANLIĞI Korona Virüs ve Ekonomiye Etkileri-2 Dünya genelinde yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını maalesef hız kesmeden yayılmaya devam ediyor; 27 Nisan 2020 tarihi itibariyle hastalığa yakalanan insanların sayısı 2,8 milyonu, hayatını kaybeden insanların sayısı ise 195 bini așmıș durumdadır. Bu sebeple, salgınla mücadelede “sosyal mesafe”, “sosyal izolasyon” ve “karantina” tedbirleri tüm dünyada uygulanmaya devam etmektedir. Tavizsiz bir șekilde takip edilen “Evde Kal” stratejisi sonucu dünya genelinde ekonomik hayat durmuș ve tüm ekonomiler son yüzyılın en derin ekonomik krizine doğru sürüklenmektedirler. Öyle bir ekonomik kriz ki bahse konu olan, artık “ekonomik durgunluğun” çok ötesinde “ekonomik çöküșün” gerçekleșmesinin beklendiği ve etkilenmeyen veya kazanan devletin olmadığı bir krizle karșı karșıyayız. Salgın öncesi küresel ekonominin 2020 yılında %3,4 büyüyeceği öngörülürken, șu an itibariyle 2020 yılında dünya ekonomisinin %3 küçüleceği tahmin edilmektedir. Gelișmiș Avrupa ülkelerinin 2020 yılında %6,6 küçüleceği, Avrupa bölgesi gelișmekte olan ülkelerin %5,2 küçüleceği ve Türkiye ekonomisinin ise görece daha iyi bir durumda olsa da %5 daralacağı öngörülmektedir. 2020 yılı ikinci yarsında bașlayacak toparlanmayı, 2021 yılında %5,8 büyümenin takip edeceği beklenmektedir. Böylece Koronavirüs salgınının 2020 ve 2021 yıllarında dünya ekonomisine maliyetinin 9 trilyon $ olacağı hesaplanmaktadır. Nüfus artıșı sebebiyle kiși bașı gelirdeki azalıșın %3 değil %4,2 olacağı, 2020 yılı sonunda 170 ülkenin kiși bașı milli gelirinin azalacağı öngörülmektedir, yani en basit ifadesiyle tüm dünya halkları daha da fakirleșecek, açlık çeken insan sayısı iki katına çıkacaktır. Bu șartlar altında Koronavirüs salgınının Türkiye ekonomisine olası etkisi Grafik-1’de gösterilmiștir. 1998 yılından itibaren reel gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) yıllar itibariyle aldığı değer TL cinsinden mavi çizgiyle gösterilmektedir. Siyah çizgi, 1998-2019 yılları arasında 22 yıllık dönemde Türkiye ekonomisinin yakalamıș olduğu büyüme trendini ifade etmektedir. Koronavirüs salgını nedeniyle yașadığımız ekonomik daralmanın ülkemize maliyeti 2020 ve 2021 yılları için kırmızı alanla gösterilmektedir. Uluslararası kreditörlerin ve kurulușların tahminleri çerçevesinde Türkiye ekonomisinin 2020 yılında %5 küçülmesi ve 2021 yılında %5 büyümesi durumunda reel GSYH’yı gösteren mavi çizgi 22 yıllık trend çizgisinin altında kalacak ve ülke sınırlarında ürettiğimiz gelirimizde kayıplar yașanacaktır. Kırmızı alan ile gösterilen ekonomik kayıplar her ne kadar grafik üzerinde küçük gibi görünse de 2019 cari fiyatlarıyla 836 milyar TL’ye tekabül etmektedir. Yani Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye 836 Milyar TL (144 Milyar $) zarara uğrayacaktır. 2019 yılı cari GSYH’nin 4,28 Trilyon TL olduğunu düșünürsek ekonomik kaybımız 2019 yılı gelirimizin %19,5’ine denk gelmektedir. Yapmıș olduğumuz hesaplamalar, 2020 yılı için Türkiye ekonomisinin Koronavirüs salgını etkisiyle %5 küçüleceği ön kabulüne dayanmaktadır. Peki bu rakam gerçekçi midir? Türkiye ekonomisini teğet geçtiğini kabul ettiğimiz 2009 küresel finans krizi döneminde Türkiye ekonomisinin %4,7 küçüldüğünü düșünürsek, Koronavirüs salgını altında 2020 yılında %5 seviyesinde ekonominin küçülmesi gayet gerçekçi durmaktadır. Türkiye Ekonomi Politikaları Araștırma Vakfının (TEPAV) yayınladığı Nisan 2020 Politika Notunda Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye ekonomisinin 3 ay kapalı kalması durumunda ekonominin %10 küçüleceği ifade edilmektedir. Bu durumda gelir kaybımız 1,27 Trilyon TL (218 Milyar $) seviyesine çıkmaktadır. Küresel olarak maliyetinin 9 trilyon $ olacağı hesaplanan ve bu sebeple son yüzyılın en derin ekonomik krizi olarak adlandırılan bu kriz ile mücadele için dünya genelinde devletlerin açıklamıș olduğu ekonomik destek paketlerinin toplam değeri 8 trilyon $ seviyesine yaklașmıștır. Türkiye’de ise hükümet 836 Milyar TL’yi bulan toplam ekonomik zarara karșın sadece 100 Milyar TL değerinde ekonomik destek paketi açıklayabilmiștir. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın 25 Nisan tarihinde açıkladığı șișirilmiș, abartılı rakamlar üzerinden konușacak olursak 200 Milyar TL’lik paket Türkiye ekonomisi için yeterli değildir. Hazine ve Maliye Bakanlığının acilen asli görevine odaklanması gerekmektedir. Bakanlığın ve bakanın “1 milyon yazılımcı” projesi gibi üzerine vazife olmayan ișlerle uğrașmaktan vazgeçmelidir. 23 Mart 2020 tarihinde yayınlamıș olduğumuz değerlendirme raporumuzda belirttiğimiz gibi hükümet açıklamıș olduğu ekonomik istikrar kalkanı programıyla bankacılık sistemi üzerinden hanehalkı ve firmaları borçlandırarak krizin olumsuz etkilerini hafifletmeye çalıșmaktadır. Bu durumda paketin bașarısı hükümetin kararlılığına değil bankacılık sektörünün tutumuna bağlı kalmaktadır. Bunu baștan göremeyen hükümet, bugün Hazine ve Maliye Bakanı aracılığıyla bankacılık sektörüne göz dağı tadında mesaj vermeye çalıșmaktadır. Fakat ișin aslı; tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hem hanehalkları hem de firmalar hali hazırda ağır borç yükü altında olmalarıdır. Bu sebeple bankacılık sektörü boğazına kadar borca batmıș kiși veya firmalara daha fazla borç vermeye yanașmıyorlar. Hanehalkı ve firmaların 2002 ve 2019 yılları aralık sonu borç stoku rakamları Tablo-1’de sunulmaktadır. 2002 yılı sonunda vatandașların 6,6 Milyar TL olan borcu 2019 sonunda 89 kat artarak 584 Milyar TL’ye fırlamıștır. Firmaların borcu ise aynı dönemde 34 kat artarak 3 Trilyon TL sınırına dayanmıștır. Hanehalkları ve firmaların toplam borcu 2002 yılında GSYH’nın %26’sına denk gelmektedir. Yani ülke olarak bir yılda elde edilen gelirin dörtte biri kadar borcu varmıș firmaların ve vatandașların 2002 yılında. 2019 yılı sonunda yani 2020 yılı bașında bu oran maalesef %83’e yükselmiștir. Devletin ortalama olarak %23 civarında olan milli gelir içerisindeki payı düșüldüğünde acı gerçek ortaya çıkmaktadır: Hanehalklarının ve firmaların toplam borcu (%83) bir yılda çalıșarak ürettikleri gelirlerinden (%77) daha fazladır. Dolayısıyla vatandașlar ve firmalar boğazına kadar borca batmıș durumdayken bankacılık sektörünün daha fazla borç vermeye can atmasını beklemek mümkün değildir. Bütün bașarısı borçlanma mekanizmasını genișletmek üzerine kurulu ekonomik istikrar kalkanı paketinin bașarıya ulașması, ekonomik krizin etkilerini hafifletmesi kesinlikle mümkün değildir. Anlık rahatlama sağlar gibi olsa bile ekonomik kırılganlıkları artıracağı ve dolayısıyla çok uzak olmayan bir dönemde ekonomiyi tamamen iflasa sürükleyeceği kaçınılmaz bir sondur. Koronavirüs salgınının sebep olduğu bu çalkantılı dönemde, ekonomik, sosyal ve siyasal yapıların yeniden sorgulanmaya bașlanması ve herkesin hayatın her alanında “yeninin” arayıșı içerisinde olması bizim için çok önemli bir fırsat penceresi aralamaktadır. Kendi medeniyet anlayıșımızın öngördüğü ekonomik, sosyal ve siyasal yapıları inșa etmeye hiç bu kadar yakın olmamıștık. Her köklü değișim dayanılması ağır bedellere/maliyetlere sebep olmaktadır. Koronavirüs salgınının sebep olduğu ekonomik krizin maliyetini öderken (ki zaten ödeyeceğiz) kendi düșünce dünyamıza ait sistemi kurabilirsek, bu ekonomik krizden karlı çıkacak tek ülke olabiliriz. Kurabileceğimize inanmalıyız; bugün itibariyle batı medeniyetinin bütün karizması ayaklar altındayken, süper güç olduğuna inandığımız ABD’de insanlar devletlerine olan güvenlerini yitirmișken biz her türlü imkana sahibiz. Bu fırsatı kaçırmanın bedeli çok daha ağır olabilir. Gelinen bu noktada acilen yapılması gereken iki önemli stratejik değișiklik vardır. 1. Kurgu olarak tamamen hatalı tasarlanan ekonomik istikrar kalkanı paketi tamamen değiștirilmeli ve baștan kurgulanmalıdır. Fikri altyapısı tamamen hatalı, kurgusu tersten çalıșan (yani, bankacılık sektörünün takdir edeceği yeni borç miktarı nispetinde firmalar ayakta kalacak ve ayakta kalacak firmaların istihdam edeceği insanlar üretime devam edebilecekler) bu paket yerine vatandașın yurtiçinde üretilmiș tüketim malları ve hizmetleri satın almakta kullanacağı dolara çevrilemeyen yeni bir para ile vatandaș doğrudan desteklenmelidir. 2. Borç stoku rakamlarının ortaya koyduğu “boğazımıza kadar borca battığımız” acı durumunu değiștirecek, borç-faiz-borç problemini kesin olarak ortadan kaldıracak, borçlarımızı konsolide ve tasfiye etmek için ter dökecek Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde yeni bir Genel Müdürlük kurulmalıdır. 12 Eylül 2019 tarihinde 30886 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 45 numaralı Cumhurbașkanlığı Kararnamesi ile ihdas edilen Borçlanma Genel Müdürlüğü lav edilerek kapatılmalıdır. Saygılarımızla Yeniden Refah Partisi Ekonomik İşler Başkanlığı eBülten 27 Nisan 2020 2002 2019 Değişim Hanehalkı 6,6 Milyar TL x 89 Firmalar x 34 Toplam 88 Milyar TL 94,6 Milyar TL x 38 GSYH’ya oranı (%) %26 %83 584 Milyar TL 2984 Milyar TL 3568,2 Milyar TL Tablo-1. Borç Stoku 4 YENİDEN REFAH PARTİSİ EKONOMİK İŞLER BAŞKANLIĞI Korona Virüs ve Ekonomiye Etkileri-2 Dünya genelinde yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını maalesef hız kesmeden yayılmaya devam ediyor; 27 Nisan 2020 tarihi itibariyle hastalığa yakalanan insanların sayısı 2,8 milyonu, hayatını kaybeden insanların sayısı ise 195 bini așmıș durumdadır. Bu sebeple, salgınla mücadelede “sosyal mesafe”, “sosyal izolasyon” ve “karantina” tedbirleri tüm dünyada uygulanmaya devam etmektedir. Tavizsiz bir șekilde takip edilen “Evde Kal” stratejisi sonucu dünya genelinde ekonomik hayat durmuș ve tüm ekonomiler son yüzyılın en derin ekonomik krizine doğru sürüklenmektedirler. Öyle bir ekonomik kriz ki bahse konu olan, artık “ekonomik durgunluğun” çok ötesinde “ekonomik çöküșün” gerçekleșmesinin beklendiği ve etkilenmeyen veya kazanan devletin olmadığı bir krizle karșı karșıyayız. Salgın öncesi küresel ekonominin 2020 yılında %3,4 büyüyeceği öngörülürken, șu an itibariyle 2020 yılında dünya ekonomisinin %3 küçüleceği tahmin edilmektedir. Gelișmiș Avrupa ülkelerinin 2020 yılında %6,6 küçüleceği, Avrupa bölgesi gelișmekte olan ülkelerin %5,2 küçüleceği ve Türkiye ekonomisinin ise görece daha iyi bir durumda olsa da %5 daralacağı öngörülmektedir. 2020 yılı ikinci yarsında bașlayacak toparlanmayı, 2021 yılında %5,8 büyümenin takip edeceği beklenmektedir. Böylece Koronavirüs salgınının 2020 ve 2021 yıllarında dünya ekonomisine maliyetinin 9 trilyon $ olacağı hesaplanmaktadır. Nüfus artıșı sebebiyle kiși bașı gelirdeki azalıșın %3 değil %4,2 olacağı, 2020 yılı sonunda 170 ülkenin kiși bașı milli gelirinin azalacağı öngörülmektedir, yani en basit ifadesiyle tüm dünya halkları daha da fakirleșecek, açlık çeken insan sayısı iki katına çıkacaktır. Bu șartlar altında Koronavirüs salgınının Türkiye ekonomisine olası etkisi Grafik-1’de gösterilmiștir. 1998 yılından itibaren reel gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) yıllar itibariyle aldığı değer TL cinsinden mavi çizgiyle gösterilmektedir. Siyah çizgi, 1998-2019 yılları arasında 22 yıllık dönemde Türkiye ekonomisinin yakalamıș olduğu büyüme trendini ifade etmektedir. Koronavirüs salgını nedeniyle yașadığımız ekonomik daralmanın ülkemize maliyeti 2020 ve 2021 yılları için kırmızı alanla gösterilmektedir. Uluslararası kreditörlerin ve kurulușların tahminleri çerçevesinde Türkiye ekonomisinin 2020 yılında %5 küçülmesi ve 2021 yılında %5 büyümesi durumunda reel GSYH’yı gösteren mavi çizgi 22 yıllık trend çizgisinin altında kalacak ve ülke sınırlarında ürettiğimiz gelirimizde kayıplar yașanacaktır. Kırmızı alan ile gösterilen ekonomik kayıplar her ne kadar grafik üzerinde küçük gibi görünse de 2019 cari fiyatlarıyla 836 milyar TL’ye tekabül etmektedir. Yani Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye 836 Milyar TL (144 Milyar $) zarara uğrayacaktır. 2019 yılı cari GSYH’nin 4,28 Trilyon TL olduğunu düșünürsek ekonomik kaybımız 2019 yılı gelirimizin %19,5’ine denk gelmektedir. Yapmıș olduğumuz hesaplamalar, 2020 yılı için Türkiye ekonomisinin Koronavirüs salgını etkisiyle %5 küçüleceği ön kabulüne dayanmaktadır. Peki bu rakam gerçekçi midir? Türkiye ekonomisini teğet geçtiğini kabul ettiğimiz 2009 küresel finans krizi döneminde Türkiye ekonomisinin %4,7 küçüldüğünü düșünürsek, Koronavirüs salgını altında 2020 yılında %5 seviyesinde ekonominin küçülmesi gayet gerçekçi durmaktadır. Türkiye Ekonomi Politikaları Araștırma Vakfının (TEPAV) yayınladığı Nisan 2020 Politika Notunda Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye ekonomisinin 3 ay kapalı kalması durumunda ekonominin %10 küçüleceği ifade edilmektedir. Bu durumda gelir kaybımız 1,27 Trilyon TL (218 Milyar $) seviyesine çıkmaktadır. Küresel olarak maliyetinin 9 trilyon $ olacağı hesaplanan ve bu sebeple son yüzyılın en derin ekonomik krizi olarak adlandırılan bu kriz ile mücadele için dünya genelinde devletlerin açıklamıș olduğu ekonomik destek paketlerinin toplam değeri 8 trilyon $ seviyesine yaklașmıștır. Türkiye’de ise hükümet 836 Milyar TL’yi bulan toplam ekonomik zarara karșın sadece 100 Milyar TL değerinde ekonomik destek paketi açıklayabilmiștir. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın 25 Nisan tarihinde açıkladığı șișirilmiș, abartılı rakamlar üzerinden konușacak olursak 200 Milyar TL’lik paket Türkiye ekonomisi için yeterli değildir. Hazine ve Maliye Bakanlığının acilen asli görevine odaklanması gerekmektedir. Bakanlığın ve bakanın “1 milyon yazılımcı” projesi gibi üzerine vazife olmayan ișlerle uğrașmaktan vazgeçmelidir. 23 Mart 2020 tarihinde yayınlamıș olduğumuz değerlendirme raporumuzda belirttiğimiz gibi hükümet açıklamıș olduğu ekonomik istikrar kalkanı programıyla bankacılık sistemi üzerinden hanehalkı ve firmaları borçlandırarak krizin olumsuz etkilerini hafifletmeye çalıșmaktadır. Bu durumda paketin bașarısı hükümetin kararlılığına değil bankacılık sektörünün tutumuna bağlı kalmaktadır. Bunu baștan göremeyen hükümet, bugün Hazine ve Maliye Bakanı aracılığıyla bankacılık sektörüne göz dağı tadında mesaj vermeye çalıșmaktadır. Fakat ișin aslı; tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hem hanehalkları hem de firmalar hali hazırda ağır borç yükü altında olmalarıdır. Bu sebeple bankacılık sektörü boğazına kadar borca batmıș kiși veya firmalara daha fazla borç vermeye yanașmıyorlar. Hanehalkı ve firmaların 2002 ve 2019 yılları aralık sonu borç stoku rakamları Tablo-1’de sunulmaktadır. 2002 yılı sonunda vatandașların 6,6 Milyar TL olan borcu 2019 sonunda 89 kat artarak 584 Milyar TL’ye fırlamıștır. Firmaların borcu ise aynı dönemde 34 kat artarak 3 Trilyon TL sınırına dayanmıștır. Hanehalkları ve firmaların toplam borcu 2002 yılında GSYH’nın %26’sına denk gelmektedir. Yani ülke olarak bir yılda elde edilen gelirin dörtte biri kadar borcu varmıș firmaların ve vatandașların 2002 yılında. 2019 yılı sonunda yani 2020 yılı bașında bu oran maalesef %83’e yükselmiștir. Devletin ortalama olarak %23 civarında olan milli gelir içerisindeki payı düșüldüğünde acı gerçek ortaya çıkmaktadır: Hanehalklarının ve firmaların toplam borcu (%83) bir yılda çalıșarak ürettikleri gelirlerinden (%77) daha fazladır. Dolayısıyla vatandașlar ve firmalar boğazına kadar borca batmıș durumdayken bankacılık sektörünün daha fazla borç vermeye can atmasını beklemek mümkün değildir. Bütün bașarısı borçlanma mekanizmasını genișletmek üzerine kurulu ekonomik istikrar kalkanı paketinin bașarıya ulașması, ekonomik krizin etkilerini hafifletmesi kesinlikle mümkün değildir. Anlık rahatlama sağlar gibi olsa bile ekonomik kırılganlıkları artıracağı ve dolayısıyla çok uzak olmayan bir dönemde ekonomiyi tamamen iflasa sürükleyeceği kaçınılmaz bir sondur. Koronavirüs salgınının sebep olduğu bu çalkantılı dönemde, ekonomik, sosyal ve siyasal yapıların yeniden sorgulanmaya bașlanması ve herkesin hayatın her alanında “yeninin” arayıșı içerisinde olması bizim için çok önemli bir fırsat penceresi aralamaktadır. Kendi medeniyet anlayıșımızın öngördüğü ekonomik, sosyal ve siyasal yapıları inșa etmeye hiç bu kadar yakın olmamıștık. Her köklü değișim dayanılması ağır bedellere/maliyetlere sebep olmaktadır. Koronavirüs salgınının sebep olduğu ekonomik krizin maliyetini öderken (ki zaten ödeyeceğiz) kendi düșünce dünyamıza ait sistemi kurabilirsek, bu ekonomik krizden karlı çıkacak tek ülke olabiliriz. Kurabileceğimize inanmalıyız; bugün itibariyle batı medeniyetinin bütün karizması ayaklar altındayken, süper güç olduğuna inandığımız ABD’de insanlar devletlerine olan güvenlerini yitirmișken biz her türlü imkana sahibiz. Bu fırsatı kaçırmanın bedeli çok daha ağır olabilir. Gelinen bu noktada acilen yapılması gereken iki önemli stratejik değișiklik vardır. 1. Kurgu olarak tamamen hatalı tasarlanan ekonomik istikrar kalkanı paketi tamamen değiștirilmeli ve baștan kurgulanmalıdır. Fikri altyapısı tamamen hatalı, kurgusu tersten çalıșan (yani, bankacılık sektörünün takdir edeceği yeni borç miktarı nispetinde firmalar ayakta kalacak ve ayakta kalacak firmaların istihdam edeceği insanlar üretime devam edebilecekler) bu paket yerine vatandașın yurtiçinde üretilmiș tüketim malları ve hizmetleri satın almakta kullanacağı dolara çevrilemeyen yeni bir para ile vatandaș doğrudan desteklenmelidir. 2. Borç stoku rakamlarının ortaya koyduğu “boğazımıza kadar borca battığımız” acı durumunu değiștirecek, borç-faiz-borç problemini kesin olarak ortadan kaldıracak, borçlarımızı konsolide ve tasfiye etmek için ter dökecek Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde yeni bir Genel Müdürlük kurulmalıdır. 12 Eylül 2019 tarihinde 30886 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 45 numaralı Cumhurbașkanlığı Kararnamesi ile ihdas edilen Borçlanma Genel Müdürlüğü lav edilerek kapatılmalıdır. 

Yeniden Refah Partisi Ekonomik İşler Başkanlığı

  Kaynak: İZ HA   Editör: İZ-HA   Bu haber 41242 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  DİĞER Y R P HABERLERİ
  AK PARTİ HABERLERİ
AK Parti'de istifalar başladı! AK Parti'de istifalar başladı! Karaman Ak Parti İlçe Başkanı Feyzullah TUNÇ, İstifasını Sosyal Medyadan duyurdu..
AK Parti'li Akbaşoğlu: Erken seçim yok AK Parti'li Akbaşoğlu: Erken seçim yok Besti KARALAR-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)- AK Parti Grup Başkanvekili Emin Akb..
Üniversiteli Gençlerden ASELSAN’a Ziyaret Üniversiteli Gençlerden ASELSAN’a Ziyaret AK Parti Ankara Gençlik Kolları Üniversite komisyonu ; yerli ve milli savunma sa..
  CHP HABERLERİ
CHP KADIN KOLLARI ÇORUM BAROSU İLE PROTOKOL İMZALADI CHP KADIN KOLLARI ÇORUM BAROSU İLE PROTOKOL İMZALADI CHP Kadın Kolları Genel Başkanlığı, Çorum Barosu ile kadına yönelik şiddete karş..
TCDD’DE SÜRGÜN HUKUKSUZLUĞU! TCDD’DE SÜRGÜN HUKUKSUZLUĞU! TCCD’DE AYRIMCI UYGULAMALARA SON VERİN!
  MHP HABERLERİ
MHP’li Öztürk’ten Esnaf ve Sanatkârı Sevindirecek Önerge MHP’li Öztürk’ten Esnaf ve Sanatkârı Sevindirecek Önerge Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk; TBMM’de Ai..
Bakan Koca'dan, Bahçeli ve Akşener'e teşekkür Bakan Koca'dan, Bahçeli ve Akşener'e teşekkür ANKARA, (DHA)- SAĞLIK Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs aşısı yaptıran MHP Gene..
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli'yi evinde ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli'yi evinde ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli'yi evinde ziyaret etti.
Bahçeli: Erken seçim tartışması boşuna emek ve nefes israfıdır Bahçeli: Erken seçim tartışması boşuna emek ve nefes israfıdır Bahçeli: Erken seçim tartışması boşuna emek ve nefes israfıdır
  İYİ PARTİ HABERLERİ
Sayın Erdoğan’a şiddetle tavsiye ediyorum; Sayın Erdoğan’a şiddetle tavsiye ediyorum; Aziz milletim, değerli milletvekilleri, kıymetli basın mensupları; Sizleri sa..
TATLIOĞLU, PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ, YÜRÜTMEYİ DE DENETLENEMEZ BİR KONUMA SÜRÜKLEMİŞTİR TATLIOĞLU, PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ, YÜRÜTMEYİ DE DENETLENEMEZ BİR KONUMA SÜRÜKLEMİŞTİR İYİ Parti TBMM Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantı..
KAZANDIĞIMIZ YAKIT VE YOLA GİDİYOR KAZANDIĞIMIZ YAKIT VE YOLA GİDİYOR İYİ Parti Kırıkkale İl Başkanı Bülent Altınışık’ın ziyaretinde sorunlarını anlat..
İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Dr. Arslan Kabukçuoğlu basın açıklaması İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Dr. Arslan Kabukçuoğlu basın açıklaması Sizlere yaşamakta olduğumuz kuraklık ve çözümünden bahsedeceğim. Kuraklık: Be..
  B B P HABERLERİ
Destici: Cumhur İttifakı ile birlikte olduğumuzu kararlılıkla vurguluyorum  Destici: Cumhur İttifakı ile birlikte olduğumuzu kararlılıkla vurguluyorum Gizem KARADAĞ-Onur Can KANKAL/ANKARA, (DHA)- BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Ba..
Destici: Sessiz kalarak Ermenistan'ın katliamlarına ortak oluyorlar Destici: Sessiz kalarak Ermenistan'ın katliamlarına ortak oluyorlar Gizem KARADAĞ-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)- BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Ba..
ANKARA BBP KONGREYE GİDİYOR. ANKARA BBP KONGREYE GİDİYOR. Büyük Birlik Partisi Ankara İl Başkanlığı 12.Olağan kongresini pazar günü gerçek..
  DEVA HABERLERİ
"Sayın Erdoğan gerçeklerin farkında değil, esnaf en zor dönemini yaşıyor” DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karam..
Profesyonel muhalafet yapmak için değil, iktidar olmak için DEVA’yı kurduk’ Profesyonel muhalafet yapmak için değil, iktidar olmak için DEVA’yı kurduk’ DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, T24’te Murat Sabuncu’nun konuğu oldu. Ba..
Ali Babacan:  ‘Son genel seçimlerin kaybedeni Sayın Erdoğan’dır’ Ali Babacan: ‘Son genel seçimlerin kaybedeni Sayın Erdoğan’dır’ DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Karar TV’de yayımlanan Gündem Özel progr..
  Gelecek HABERLERİ
Gelecek Partili Özdağ'a saldırıda 4 gözaltı daha  Gelecek Partili Özdağ'a saldırıda 4 gözaltı daha ANKARA, (DHA)- ANKARA Emniyet Müdürlüğü, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı..
Davutoğlu’ndan ‘koalisyon iktidarı’ çıkışı Davutoğlu’ndan ‘koalisyon iktidarı’ çıkışı Davul AK Parti’nin omzunda, tokmak Bahçeli’nin elindedir ve istediği gibi çalmak..
Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu müzik, sinema ve tiyatro dünyası meslek birlikleri temsilcileriyle buluştu. Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu müzik, sinema ve tiyatro dünyası meslek birlikleri temsilcileriyle buluştu. Gelecek Partisi olarak kültür ve sanat alanının bir toplumun gelişmesindeki en ö..
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu TGC’yi ziyaret etti  Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu TGC’yi ziyaret etti İstanbul-Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 22 Ocak 2021 Cuma günü Gelecek Partisi Gen..
  ANAP HABERLERİ
ÇANKAYA'DAN MUHTARLARA YENİ YIL HEDİYESİ ÇANKAYA'DAN MUHTARLARA YENİ YIL HEDİYESİ Çankaya Belediyesi, 123 mahalle muhtarını tek tek ziyaret ederek hem yeni yıllar..
ANAVATAN PARTİSİ TBMM 100. YIL KUTLAMA MESAJI ANAVATAN PARTİSİ TBMM 100. YIL KUTLAMA MESAJI Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 23 Nisan 1920'de gerçekleşen açılışı, aziz mill..
MUSTAFA ÖZBEK’E SON GÖREV MUSTAFA ÖZBEK’E SON GÖREV Geçtiğimiz gün hayatını kaybeden Türk Metal Sendikası eski Genel Başkanı Mustafa..
Kültür Merkezi protokolü tama Kültür Merkezi protokolü tama Bahşılı’ya bir katkı daha
  S T K HABERLERİ
MİSİAD  iş adamları KKTC ekonomisine her türlü desteği vermek istiyor. MİSİAD iş adamları KKTC ekonomisine her türlü desteği vermek istiyor. MİSİAD Genel Merkezi KKTC ekonomisine her türlü desteği vermek istiyor.
Türk Kızılay: Yalan ve iftiralar bizi hizmetten alıkoyamayacaktır Türk Kızılay: Yalan ve iftiralar bizi hizmetten alıkoyamayacaktır TÜRK Kızılay'ınca, Twitter'da bazı hesaplar tarafından kurumu zan altında bıraka..
ÖNCEL “Mavi Vatan” ülkemizin deniz misak-ı millisidir. ÖNCEL “Mavi Vatan” ülkemizin deniz misak-ı millisidir. Türkiye Cumhuriyet’i Devletinin en önemli gümdemlerinden biri olan “Mavi Vatan” ..
Eğitim-Bir-Sen'den, Erol Mütercimler hakkında suç duyurusu Eğitim-Bir-Sen'den, Erol Mütercimler hakkında suç duyurusu EĞİTİMCİLER Birliği Sendikası'nca, (Eğitim-Bir-Sen) Haliç Üniversitesi Öğretim Ü..
  Y R P HABERLERİ
MACARİSTAN PARLAMENTOSU BAŞARDI SIRA BİZDE MACARİSTAN PARLAMENTOSU BAŞARDI SIRA BİZDE İstanbul Sözleşmesi, bilindiği gibi, TBMM tarafından aleyhte hiç söz alınmadan v..
Korona Virüs ve Ekonomiye Etkileri-2 Korona Virüs ve Ekonomiye Etkileri-2 Dünya genelinde yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını maalesef hız kesmeden ya..
 Yukatel Denizlispor, Göztepe maçıyla çıkışa geçmek istiyor Yukatel Denizlispor, Göztepe maçıyla çıkışa geçmek istiyor Süper Lig ekiplerinden Yukatel Denizlispor'un yeni transferi Tunuslu stoper Syam..
  DÜNYA HABERLERİ
Sivas'ta jandarma trafik timlerinden 'kış lastiği' denetimi Sivas'ta jandarma trafik timlerinden 'kış lastiği' denetimi Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS, (DHA)- SİVAS'ta Zara ve Suşehri İlçe Jandarma Trafik Timl..
Nadir rastlanan boynuzlu keçiler Gürün'de görüntülendi Nadir rastlanan boynuzlu keçiler Gürün'de görüntülendi Kadriye GÜLSOY/GÜRÜN (Sivas), (DHA) - SİVAS'ın Gürün ilçesinde doğada nadir rast..
Melikgazi Belediyesi'nden koronavirüse karşı 'Maske tak' klibi Melikgazi Belediyesi'nden koronavirüse karşı 'Maske tak' klibi KAYSERİ (DHA)- KAYSERİ'de Melikgazi Belediyesi tarafından, koronavirüs salgını i..
Babasının biriktirdiği eski paraları internetten 500 bin liraya satışa çıkardı  Babasının biriktirdiği eski paraları internetten 500 bin liraya satışa çıkardı Hüsnü Ümit AVCI/YILDIZELİ (Sivas), (DHA)- SİVAS'ın Yıldızeli ilçesinde yaşayan A..
  KIRIKKALE HABERLERİ
Kırıkkale'de, 'Silici' operasyonunda 2 akaryakıt istasyonu arandı Kırıkkale'de, 'Silici' operasyonunda 2 akaryakıt istasyonu arandı Burak CAN/KIRIKKALE, (DHA)- KIRIKKALE’de, İstanbul merkezli 50 ili kapsayan 'Sil..
Belediye Adına Para İsteyenlere İnanmayın Belediye Adına Para İsteyenlere İnanmayın Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı ve Başkan Yardımcılarının adını kullan..
Kırıkkale'de kaçak kazıya 9 gözaltı Kırıkkale'de kaçak kazıya 9 gözaltı Burak CAN/KIRIKKALE, (DHA)- KIRIKKALE'nin Delice ilçesinde, define aramak için k..
Doğan; Her Hafta Kırıkkale'ye Ücretsiz Maske Dağıtımı Yapıyoruz Doğan; Her Hafta Kırıkkale'ye Ücretsiz Maske Dağıtımı Yapıyoruz Kırıkkale’nin maske üretiminde öncü firma Maskecim ‘Her Hafta Kırıkkale'ye Ücret..
  GÜNDEM HABERLERİ
Eskişehir’de Roma dönemine ait 25 gümüş sikke ele geçirildi Eskişehir’de Roma dönemine ait 25 gümüş sikke ele geçirildi ESKİŞEHİR (DHA)- ESKİŞEHİR’e Roma dönemine ait 25 gümüş sikkeyi satmak için gele..
Kuzuları biberonla besliyorlardı, çalınan koyunlarından 60'ı bulundu Kuzuları biberonla besliyorlardı, çalınan koyunlarından 60'ı bulundu Hasan DÖNMEZ- Cengiz ÖZCAN/KONYA, (DHA)- KONYA'nın Hadim ilçesinde, 2 kardeşiyle..
Dolaşan Türk bayrağını düzeltmeye çalışan yaşlı adam: Bayrağın katlı kalmasından rahatsız oldum Dolaşan Türk bayrağını düzeltmeye çalışan yaşlı adam: Bayrağın katlı kalmasından rahatsız oldum Harun GÖKÇEOĞLU/YOZGAT, (DHA)- YOZGAT'ta aydınlatma direğine dolaşan Türk bayrağ..
  B T P HABERLERİ
Asgari ücret yoksulluk sınırının üstünde olmalı Asgari ücret yoksulluk sınırının üstünde olmalı Yoksulluk sınırının 8 bin 200 TL olduğu ülkemizde yeni asgari ücretin 2 bin 825 ..
BTP lideri Baş'tan tüm kadınlara müjde! BTP lideri Baş'tan tüm kadınlara müjde! Ankara'da gerçekleşen 5. Olağanüstü Kongresi'nde önemli açıklamalar yapan BTP Ge..
BTP Lideri Hüseyin Baş Suna Kıraç hanımefendi için taziye mesajı yayınladı. BTP Lideri Hüseyin Baş Suna Kıraç hanımefendi için taziye mesajı yayınladı. Ülkemizin yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden olan Suna Kıraç uzun süredir tedavi..
"Tek çıkış yolu BTP'dir, Biz çıkışın şifrelerini biliyoruz" "Tek çıkış yolu BTP'dir, Biz çıkışın şifrelerini biliyoruz"
  D S P HABERLERİ
DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Rahşan Ecevit’i Mezarı Başında Andı. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Rahşan Ecevit’i Mezarı Başında Andı. Demokratik Sol Parti’nin kurucu Genel Başkanı merhum Rahşan Ecevit’in vefatının ..
DSP Genel Başkanı Aksakal’dan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı  Fuat Oktay’a ziyaret. DSP Genel Başkanı Aksakal’dan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a ziyaret. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, “Ekonomi, Hukuk, Demokrasi ve İnsan Hakları Ref..
DSP Genel Başkanı Aksakal’dan, TBMM Başkanı Şentop’a ziyaret. DSP Genel Başkanı Aksakal’dan, TBMM Başkanı Şentop’a ziyaret. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, “Ekonomi, Hukuk, Demokrasi ve İnsan Hakları Ref..
Cumhurbaşkanı Erdoğan, DSP Genel Başkanı Aksakal'ı kabul etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, DSP Genel Başkanı Aksakal'ı kabul etti Gökhan CEYLAN-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan,..
  ANK HABERLERİ
Kontrol noktasından kaçan şüphelilerin evinde çalıntı güvercin ve pitbull bulundu Kontrol noktasından kaçan şüphelilerin evinde çalıntı güvercin ve pitbull bulundu Caner ÜNVER/ANKARA (DHA)- ANKARA'da, jandarma kontrol noktasından kaçan şüphelil..
Ankara yeniden beyaza büründü Ankara yeniden beyaza büründü Caner ÜNVER / ANKARA,(DHA) - ANKARA'da gece saatlerinde etkili olan kar yağışı i..
Sivas'ta çocukların sinili kayak keyfi Sivas'ta çocukların sinili kayak keyfi Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS, (DHA)- SİVAS'ta, aralıklarla yağan karın keyfini mahalle ..
Rahşan Ecevit, mezarı başında anıldı Rahşan Ecevit, mezarı başında anıldı ANKARA, (DHA)- ANKARA'da merhum Başbakan Bülent Ecevit'in eşi, Demokratik Sol Pa..
  İST HABERLERİ
BAŞKAN İMAMOĞLU: AB İLE İLİŞKİLERDE LOKOMOTİF BİR KURUM OLMAK İSTİYORUZ BAŞKAN İMAMOĞLU: AB İLE İLİŞKİLERDE LOKOMOTİF BİR KURUM OLMAK İSTİYORUZ İBB Başkanı İmamoğlu, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-La..
YARIN KAR YAĞIŞI BEKLENİYOR, İBB HAZIR YARIN KAR YAĞIŞI BEKLENİYOR, İBB HAZIR İBB Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) verilerine göre, İstanbul’da bu geceden iti..
BAŞKAN İMAMOĞLU: “OY VERSİN, VERMESİN VATANDAŞLA İLİŞKİMİZ DEĞİŞMEYECEK” BAŞKAN İMAMOĞLU: “OY VERSİN, VERMESİN VATANDAŞLA İLİŞKİMİZ DEĞİŞMEYECEK” Beylikdüzü Yakuplu Kültür Merkezi, Kapalı Pazaryeri ve Kreş Kompleksi’nin temel ..
BiTaksi’de İstanbulkart ile Yolculuk Başladı BiTaksi’de İstanbulkart ile Yolculuk Başladı İBB, BiTaksi ile ödeme konusunda işbirliğine gitti. BiTaksi kullanıcıları, artık..
  BAKANLAR HABERLERİ
Bakan Çavuşoğlu, Afganistan Ulaştırma Bakanı Zeki ile görüştü Bakan Çavuşoğlu, Afganistan Ulaştırma Bakanı Zeki ile görüştü ANKARA, (DHA)- DIŞİŞLERİ Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Afganistan Ulaştırma Bakanı Ku..
Bakan Akar'dan Deniz Kuvvetlerinin yeni uçağında inceleme Bakan Akar'dan Deniz Kuvvetlerinin yeni uçağında inceleme ANKARA, (DHA)- MİLLİ Savunma Bakanı Hulusi Akar, ilk görev uçuşunu gerçekleştire..
Bakan Dönmez: Fatih sondaj gemimiz Türkali-2 kuyusuna ulaştı Bakan Dönmez: Fatih sondaj gemimiz Türkali-2 kuyusuna ulaştı ANKARA, (DHA)- ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Fatih sondaj gemis..
Bakan Akar: İnşallah milli muharebe uçağımızı yapacağız Bakan Akar: İnşallah milli muharebe uçağımızı yapacağız ANKARA, (DHA)- YERLİ ve milli yeni nesil üç Fırtına obüsü, Milli Savunma Bakanı ..
  SAĞLIK HABERLERİ
Koronavirüs salgınında can kaybı 24 bin 933'e yükseldi Koronavirüs salgınında can kaybı 24 bin 933'e yükseldi ANKARA, (DHA)- SAĞLIK Bakanlığı, 'Türkiye Covid- 19 Hasta Tablosu' verilerini pa..
Bakan Koca: 1 milyon 200 binden fazla kişi aşı oldu Bakan Koca: 1 milyon 200 binden fazla kişi aşı oldu ANKARA, (DHA)- SAĞLIK Bakanı Fahrettin Koca, "1 milyon 200 binden fazla kişi şu ..
Koronavirüsü atlatanların en sık şikayeti solunum yetmezliği ve eklem ağrısı Koronavirüsü atlatanların en sık şikayeti solunum yetmezliği ve eklem ağrısı Engin ÖZMEN- Caner AKSU/ESKİŞEHİR, (DHA)- ESKİŞEHİR Şehir Hastanesi 'Kovid Sonra..
Koronavirüs salgınında can kaybı 24 bin 789'a yükseldi Koronavirüs salgınında can kaybı 24 bin 789'a yükseldi ANKARA, (DHA)- SAĞLIK Bakanlığı, 'Türkiye Covid- 19 Hasta Tablosu' verilerini pa..
  BÖLGE HABERLERİ
İdlib’deki selzedelere Türk Kızılay yardımı İdlib’deki selzedelere Türk Kızılay yardımı Suriye’nin İdlib Bölgesi’nde meydana gelen aşırı yağışlar düzensiz kamplarda su ..
Medya çalışanları bayram kutlayacak durumda değil Medya çalışanları bayram kutlayacak durumda değil Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, medya çalışanlarının koşullarının gün geç..
DYP 2023 Seçimlerine Hazır Olduğunu Açıkladı DYP 2023 Seçimlerine Hazır Olduğunu Açıkladı Ünlü Rock müzik Sanatçısı Gizem Saatçi DYP Muğla İl Başkanı ve DYP Genel Başkan ..
Konya'da sabah namazında buluşan aileler salgın hastalıklardan kurtuluş için dua etti Konya'da sabah namazında buluşan aileler salgın hastalıklardan kurtuluş için dua etti KONYA Büyükşehir Belediyesi ve İl Müftülüğü tarafından düzenlenen “Aileler Sabah..
  A T O HABERLERİ
ATO BAŞKANI BARAN’DAN “LOKANTA, RESTORAN VE KAFE VE BENZERİ İŞLETMELERE DESTEK” TEŞEKKÜRÜ…  ATO BAŞKANI BARAN’DAN “LOKANTA, RESTORAN VE KAFE VE BENZERİ İŞLETMELERE DESTEK” TEŞEKKÜRÜ… ATO BAŞKANI BARAN: “İŞLETMELERİN CİRO KAYIPLARI DİKKATE ALINARAK DESTEKLENMESİ P..
ATO BAŞKANI BARAN, SANAL OLARAK GERÇEKLEŞEN SEDEC 2020’DE KONUŞTU. ATO BAŞKANI BARAN, SANAL OLARAK GERÇEKLEŞEN SEDEC 2020’DE KONUŞTU. BARAN: “PANDEMİ NEDENİYLE DÜNYA GENELİNDE YAŞANAN ZORLU SÜRECE RAĞMEN SAVUNMA SA..
ATO BAŞKANI BARAN’DAN RAMAZAN BAYRAMI MESAJI… ATO BAŞKANI BARAN’DAN RAMAZAN BAYRAMI MESAJI… “BAYRAMLARDA YAŞADIĞIMIZ BİRLİK VE BERABERLİK DAİM OLSUN, PANDEMİ SON BULSUN”..
BARAN: “MÜCBİR SEBEP CİRO ESAS ALINARAK GENİŞLETİLSİN” BARAN: “MÜCBİR SEBEP CİRO ESAS ALINARAK GENİŞLETİLSİN” TİCARET ODALARI KONSEY BAŞKANI BARAN TOBB EKONOMİ BULUŞMASINDA SEKTÖREL SORUNLAR..
  A B B HABERLERİ
ANKARA KALESİ’NİN BAYRAĞI POLATLI’DA   ANKARA KALESİ’NİN BAYRAĞI POLATLI’DA Ankara Kent Konseyi Bisiklet Meclisi ve Ankara Kalesi Çalışmaları Meclisi tarafı..
BÜYÜKŞEHİR 14 BİN YAVRU SAZAN BALIĞINI SUYLA BULUŞTURDU BÜYÜKŞEHİR 14 BİN YAVRU SAZAN BALIĞINI SUYLA BULUŞTURDU Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkent’in göl ve göletlerinde yaban su hayatının ..
BAŞKENT’TE İYİLİK BULAŞIYOR BAŞKENT’TE İYİLİK BULAŞIYOR Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın “iyilik bulaşıcıdır” sloganı..
  SPOR HABERLERİ
Milli kayakçılardan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü mesajı Milli kayakçılardan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü mesajı Ercan ATA-Nesrin AYDIN YALDIZ/ ANKARA,(DHA) Slovenya'da kampta bulunan Kayak..
Efsane güreşçi Yaşar Doğu kabri başında anıldı Efsane güreşçi Yaşar Doğu kabri başında anıldı ANKARA, (DHA) - Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu milli güreşçi Yaşar Doğu, ö..
Kırıkkalespor 1 Kozansporumuz 0 Kırıkkalespor 1 Kozansporumuz 0 Kırıkkalespor 1 Kozansporumuz 0
85'inci Büyük Atatürk Koşusu sembolik olarak yapıldı  85'inci Büyük Atatürk Koşusu sembolik olarak yapıldı Ercan ATA-Harun ÖZALP-Haluk KARAASLAN/ANKARA, (DHA) - Ulu Önder Mustafa Kemal At..
Henüz anket oluşturulmamış.
LİNKLER
resmi ilanlar
Yukarı